Hayat güzel değil, öyle olduğunu savunanlar yalan söylüyor. Ya da zannediyorlar. Ya da ben gerçekten bunalımın dibindeyim. İkinici şık tüm insanlık ve benim adıma daha iyi sanırım. Ben intihar etmeden bu bunalım geçecekse kurtuluşum olacak demektir. Kendimden fazlasıyla sıkıldım. Bu cümleyi kendime kurmaktan daha da sıkıldım. Döngü'lerim kısır ama, çıkamıyorum. Duygum yok gibi, ağlıyorum sürekli ve tam olarak neye ağladığımı bilmeden. Yalnız hissediyorum. Yapılması gereken hiçbir şeyi yapmıyorum. Hissedilmesi gereken hiçbir şeyi hissetmiyorum. Sonra kendime kızıyorum ne demek yapılması, hissedilmesi gereken? böyle duvarlar mı var diye. Kafam çok karışık. Sürekli düşünüyorum. Hayatı, çokça da kendimi. Düşünmekten uyuyamıyorum. Çevremdeki hemen herkesle soğuyum, annemle kavgalıyım. 14'lü yaşlardaki ergen kızların "beni anlamıyorsunuz" gibi triplerim var. Bir kere daha kendimden nefret etmemi sağlıyor bu. Bomboşum. Bir o kadar da doluyum. Başım ağrıyor. Bu yazıyı başa dönüp okumak istemiyorum, bozuk ve kötü cümleler beni obsesif yapacak biliyorum. Her şeyi sorguluyor gibiyim ama aslında hiçbir şeyi sorgulamıyorum. Ben bunları böyle düşünürken, dünyanın umrunda bile değilim. En çok ona bozuluyorum. Ona küstüm sanırım. Görünmez gibiyim. Umursanmıyorum sanırım. Etiketler: bok gibi, hayat memat, sıkılmış