Çarşamba, Mayıs 30, 2007
Pazar, Mayıs 27, 2007
tarihsiz
Duygu yoğunluğundan yazamadığınız olur mu hiç? Neyi, nasıl ifade etmeniz gerektiğini bilmezsiniz hani... Öyleyim ben de şimdi. Yazsam yazsam, sayfalara geçirsem geçirsem, kalbimin ritimlerini geçirmek isterim.
itiraf/his
Ne kuş kadar özgürüm. Ne de çok rahatladım. Yazarken, insanların hep "utanılacak" şeylerden "itiraf" olara bahsettiklerini düşündüm. Benim de öyleydi. Ama çok ilginçtir ki, itirafı itiraf haline getiren şeyin toplum, kültür olduğunu fark ettim. İnsanlar utanılacak bir şeyler yapmıyorlardı aslında. Toplum yapılan şeyleri öyle gösteriyordu. Yazarken de zihnim böyle ilerlemeye başlıyordu. Ve ne zaman böyle ilerlemeye başlasa, silkiniyordum. Suçluluk duygusunu çekmek istiyordum belki de. Bilmiyorum ya. İtiraf edip çok da rahatlamış hissetmiyorum kendimi.
29.Mart.2006
29.Mart.2006
gökyüzü
Ufak bir kağıt parçası... Hayal gücüyle çizilmiş bir gökyüzü ve altında yazı:
"Sana, gökyüzü yaptım. Gökyüzüm gibi parlaksın, uçsuz bucaksızsın. Seni üzgün görmek hoşuma gitmiyor. Önemlisin, özelsin, Orkun'un arkadaşısın:( "
Sayfalarımın arasından, geçmişten yaşanmışlıklar çıkması bağlıyor seni bana, sizi bana. Yaşanacakların olacağını bilmek yaşatıyor. Seviyorum seni, sizi.
"Sana, gökyüzü yaptım. Gökyüzüm gibi parlaksın, uçsuz bucaksızsın. Seni üzgün görmek hoşuma gitmiyor. Önemlisin, özelsin, Orkun'un arkadaşısın:( "
Sayfalarımın arasından, geçmişten yaşanmışlıklar çıkması bağlıyor seni bana, sizi bana. Yaşanacakların olacağını bilmek yaşatıyor. Seviyorum seni, sizi.
Cuma, Mayıs 25, 2007
pöf
Başkalarını bir yerden çekmeye uğraşmaktan yoruldum, sıkıldım. Birilerini kendimi zincirle bağlı gibi hissetmek hiç akıl karı değil. Ve her aşağıda gördüğümü de zincirle kendime eklemem... Gereksiz kişileri değerlerinden fazla önem vermem. Kimseyi kırmamaya çalışmam... Bilmiyorum ya da Volkan'ın dediği gibi bundan güç alıyorumdur farkında olmadan. Ona da çok özeniyorum ya neyse...
Etiketler: sıkılmış
Pazartesi, Mayıs 21, 2007
by F.D.
Hiç bir şeyi senin kadar istedim ama yetmiyor
Ne kadar istesemde gözlerimdeki resmin gitmiyor
Yağmurlar içime içime yağıyor içimdeki kuraklık bitmiyor
Bitmez sandığım yollar aynı çıkmazda tükeniyor
Çünkü yoksun, gelmiyorsun
Bir çığ gibi büyüyorsun
Aşk bu mu
Aşk acı mı acıtr mı? incitir mi?
Aşk bunu bana yapmaya mecbur mu?
Ne kadar istesemde gözlerimdeki resmin gitmiyor
Yağmurlar içime içime yağıyor içimdeki kuraklık bitmiyor
Bitmez sandığım yollar aynı çıkmazda tükeniyor
Çünkü yoksun, gelmiyorsun
Bir çığ gibi büyüyorsun
Aşk bu mu
Aşk acı mı acıtr mı? incitir mi?
Aşk bunu bana yapmaya mecbur mu?
Salı, Mayıs 15, 2007
uyuyan güzel
Uyurken çok bağırıyorum sana.
Halbuki kadınlar en çok uyuyan erkekleri severler.
Uyuyan erkeğim
Uyuyan güzelim
Uyuyan güzel erkeğimsin benim.
Halbuki kadınlar en çok uyuyan erkekleri severler.
Uyuyan erkeğim
Uyuyan güzelim
Uyuyan güzel erkeğimsin benim.
Etiketler: aşık, Aşk meşk, çok ama çok seviyor, sevio
Pazartesi, Mayıs 14, 2007
bit pazarı
Bak ne öğrendim, o da senin gibi yapmış. Geri, geçmişe dönmüş. Ama eskiye rağbet olsaydı, bit pazarına nur yağardı demiyor muyum ben? Önce bitlerinizi ayıklayın siz.
Cuma, Mayıs 04, 2007
yalan
Otobüslerde en çok yalan söyleyenleri seviyorum; onlar eğlendiriyor beni. Telefon çalıyor, arayan karşısındakine nerede olduğunu soruyor. Telefonu açan Unkapanı’nda olmasına rağmen “Levent” diyor. Yaklaşık 30kişi bu yalana şahitlik ederken, telefondakinin ruhu duymuyor. He bir de tramvaylar var. Onlarda böyle yalan söyleme şansınız pek olmuyor. Hele ki telefon konuşmanız biraz uzun sürüyorsa, fondaki bayan sesi, her durakta nerede bulunduklarını söylediği için, tramvayda yalan söylemek pek bir riskli. Siz diyorsunuz “Beşiktaş” arkadan bir bayan sesi, “Eminönü”. Ana fikir neymiş? Tramvaylarda yalan söylemiyormuşuz.
Çarşamba, Mayıs 02, 2007
back to black
He left no time to regret
Kept his dick wet
With his same old safe bet
Me and my head high
And my tears dry
Get on without my guy
You went back to what you knew
So far removed from all that we went through
And I tread a troubled track
My odds are stacked
I'll go back to black
We only said good-bye with words
I died a hundred times
You go back to her
And I go back to.....
I go back to us
I love you much
It's not enough
You love blow and I love puff
And life is like a pipe
And I'm a tiny penny rolling up the walls inside
We only said good-bye with words
I died a hundred times
You go back to her
And I go back to black
_____________
* Biliyor musun? Gene oldu. Sen nereden bileceksin ki ama!
Kept his dick wet
With his same old safe bet
Me and my head high
And my tears dry
Get on without my guy
You went back to what you knew
So far removed from all that we went through
And I tread a troubled track
My odds are stacked
I'll go back to black
We only said good-bye with words
I died a hundred times
You go back to her
And I go back to.....
I go back to us
I love you much
It's not enough
You love blow and I love puff
And life is like a pipe
And I'm a tiny penny rolling up the walls inside
We only said good-bye with words
I died a hundred times
You go back to her
And I go back to black
_____________
* Biliyor musun? Gene oldu. Sen nereden bileceksin ki ama!
Etiketler: gene mi ya, hep aynı
Salı, Mayıs 01, 2007
Bazı İstatistikler
Türkiye'de:
- 76 Milyonun yarısı hiç kitap okumamış.
- Nüfusun %62'si bir kere bile tatil amaçlı seyahat etmemiş.
- Yılda 3dolar kişibaşına düşen kitap parası.
- 25 yaş üstünde ortalama eğitim 6 sene.
- 400 000 kahvehane/cafe
15 000 meyhane
131 kütüphane var.
- Çocukların %6 sı 5 yaşından önce ölüyor.
- 125 bin kişi okula gitmek istediği halde okula gidemiyor.
- 76 Milyonun yarısı hiç kitap okumamış.
- Nüfusun %62'si bir kere bile tatil amaçlı seyahat etmemiş.
- Yılda 3dolar kişibaşına düşen kitap parası.
- 25 yaş üstünde ortalama eğitim 6 sene.
- 400 000 kahvehane/cafe
15 000 meyhane
131 kütüphane var.
- Çocukların %6 sı 5 yaşından önce ölüyor.
- 125 bin kişi okula gitmek istediği halde okula gidemiyor.
Etiketler: ne öğrendim, vay be
söz gümüş, sukut altın
Eskiden illaki son sözü söylemek makbuldu, şimdi ise sölenen sözden sonra susmak.
Etiketler: vay be
