Çarşamba, Nisan 25, 2007

gene

Gene kalktım, gene yok. Gene aynı şeyler, gene aynı istekler, gene aynı cevaplar, gene aynı geri dönüşler... Hep gene...

Etiketler: , ,

Salı, Nisan 24, 2007

eehh

Koca bir "eehh" çekiyorum!

Etiketler:

Pazartesi, Nisan 23, 2007

mutsuz

Mutsuzum, çok mutsuzum. Bu kadar kolay üzülebilmekten nefret ediyorum.

Etiketler: , , , , ,

balık Som

Bahar'ın beni en olmayacak yerde, "aa bak biliyor musun sen bu balığa benziyorsun" demesi, beni çok mutlu etti!

Etiketler: , ,

kısmetin kapanır

Hani annem der ya, "kıyafetlerini ters katlama kısmetin kapanır" diye. Geçen, arkasını ve önünü kestiremediğim bir bluzu mazallah ya ters katlarsam diye düşünüp iskemlenin üzerine serdim. Çok fenayım çok.

Etiketler: , ,

Pazartesi, Nisan 16, 2007

dem

Bektaşi geliyor aklıma bu sıralar çokça hani diyor ya, dem bu demdir dem bu dem...

Etiketler:

Pazar, Nisan 15, 2007

ıslak kurutucu

"Bildiğin ıslak ama milli kurutucu" diyor bana Bahar ya!

Etiketler: , ,

İstanbul ve ben

Çocukluğumda annem beni kolumdan tutup çekebilecek yaşlarda iken, yaz tatillerimizi Çanakkale’nin emekliler için düzenlenmiş yegane yerinde; Eceabat’da geçirirdik. Yaz tatilleri tüm yaşıtlarım için oyun ve eğlence anlamını taşırken, benim için yalnızlık, nefret ettiğim yakıcı güneş ve sessizlik birleşimi demekti. Kolundan tutulup çekilebilecek yaşlardaki bir çocuk için fazla sıkıcıydı. İstanbul’a olan tutkum ve özlemim işte böyle, “onsuz” olmakla başladı önce. Kaos istiyordum, hareket istiyordum. Hareketin içinde olmam da gerekmiyordu üstelik, dışarıdan bir izleyici olmam yeterliydi sadece. “Ne yapacaksın İstanbul’da?” diyordu annem, ben gidelim diye tutturunca; “ne yapacaksın?”. Muhtemelen evde oturup televizyon izleyecektim, evimizin önündeki parka çıkacaktım sonra. Ardından bütün arkadaşlarım aileleriyle tatile çıktığı için parkta yalnız oynamaktan sıkılacak ve gene televizyonun başına dönecektim. Pek fazla seçeneğim yoktu. Birden fazla seçeneğin içinde olmak güzeldi, imkan olması güzeldi. Yapabiliyor olup, yapamayacaktım sadece.
Ben büyüdüm. Annem beni kolumdan çekip götüremez oldu. Yaz tatillerinde İstanbul’da kalır oldum. Herkes bu şehirden kaçarken ben onunla kalmayı tercih ettim. Her yer tekdüze, her yer sıkıcı, her yer kısa süreliğine güzel geliyordu. Özlüyordum.
Şimdi düşünüyorum da, hayatımın hiçbir evresinde bu şehirden nefret etmedim. Hiçbir zaman terk etmek istemedim. İstesem bile yapabileceğime inanmadım. Fazla mantıksız yaşıyorum ilişkimi İstanbul’la. Bu kadar çok sevmem için fazla sebepsizim. Fazla aşığım. Fazla bağlıyım. Hiçbir zaman yurtdışında okuma hayalim olmadı, “ah şurada yaşasaydım” demedim. Şehrin trafiğinden şikayet etmedim, “nerde kaldı o eski İstanbul” diye ahlayıp vahlamadım. Bu şehrin her yeni yüzü, her değişimi, her hali çekici geldi bana. Yapılan hiçbir yeniliğin onu eksilttiğini, eskittiğini ya da onun İstanbulluğunu aldığını düşünmedim. Her zaman kendimi bu şehre ait hissettim ama diğerleri gibi onu sahiplenmedim. Hep en değerli gördüğüm, kendimi keşfettiğim duyguyu, “hüznü” ona yükledim. Hüzünle birlikte içime döndüğümde, bu şehir de hep yanımdaydı. Yürürken üzerinde, yollarıyla konuştum, denizleriyle paylaştım. Fazla kişileştirdim İstanbul’u gözümde. Yaşanacak bir şehirden fazlası benim için İstanbul. Tıpkı bu şehre yaptığım gibi seni de fazla kişileştirdim kendimde. Sahip olmadığın erdemleri yükledim üzerine. Kişileştirdiğim İstanbul'u kişileştirdiğim senle yaşamak istemiştim sadece.

Etiketler: , , , , , , , ,

Perşembe, Nisan 12, 2007

seçmece bunlar

Gecenin iki buçuğunda baharı arayıp, seçmece sevgililerim ve sevgili adaylarımdan bahsetmem ve yaşadığımız olaylara kıkır kıkır gülmemiz, gençliğimizden olsa gerek. 4'te 4 diyorum... Seçemiyorum ya, nerde bana uymayan biri var, gidip bulma konusunda çok tecrübeliyim. Öyle ki onlar beni bulmuyor, ben onları özenle ve itinayla seçiyorum. Ay gece gece iyi güldüm. Yürü Bahar eve gidiyorsun! Bak bir ay daha sabret, ne yaparsan yap, banane diye konuşur:) Yakında küfredince "ehe ehe bugün şu özlü sözlü küfrü söyledi" diye seviniriz:)

Etiketler: , , ,

Çarşamba, Nisan 11, 2007

Herdefasında delicesine çabalamaktan yoruldum artık. Saçmayım! Dur bir ya!

Etiketler: ,

Pazar, Nisan 08, 2007

fuck you

Karşılaştırmalara meyil bırakmamak için bazen hiç başlamamayı, denememeyi düşünüyorum. Komik olacak derecede, her şey çok aynı.
üzerinden bir sene geçmiş, ne de çabuk. Peki o hatırlıyor mu? hayır!
Untouchable face diye bir şarkı var, tavsiye ederim.

Etiketler: ,

Perşembe, Nisan 05, 2007

seviyormuş

Bugün senden bahsederken, "seviyormuş" dedi senin için. Yıllardır olmadığı kadar acıdı canım. Sevilecek kişi ben olmalıydım.

Çarşamba, Nisan 04, 2007

gitme

Bugün dedim ki "hava müthiş, hiçbir şey beni üzemez, üzülmek istesem bile üzülemem". Beynim bu garip olayın farkına varmış ki hemen planlara girişmiş ben fark etmeden. "Gitsem mi?"sorusu gündeme geldi yine. Bence gidip, kendimi üzmeliyim; evet evet bence ben üzülmeden yaşayamayacağım, en azından gitme konusu gündemimden kalkar. Bir de kendimden nefret ederim olur biter canım.
Ben yapıyorum siz yapmayın, üzüleceğinizi bile bile gitmeyin bazı şeylere, bazı yerlere.