compassion
"compassion" sözcüğünün genellikle kuşku uyandırması da bu yüzdendi işte; aşkla yakından uzaktan ilgisi olmayan, ikinci sınıf, değersiz kabul edilen bir duyguyu anlatmaya yarar bu sözcük. Birisine merhamet duyarak sevmek gerçekten sevmek değildir. Gerçekten sevmedim seni. Tam bir "compassion" durumuydu benimki de, hadi üzül bakalım kendine.
şoför
"Şoför parçası" tamlaması yüzünden otobüs şoförlerine "kaptan" der olduk. Şimdi derya şehrin yollarında gidiyor kaptan şoförler.
iltifat
Yaşlı bir teyzeden iltifat alacağım ve bunun beni mutlu edeceği hiç aklıma gelmezdi. Annemin maaşını çekerken, yaşlı bir kadın yanıma gelip, maaşını çekip çekemeyeceğimi sordu. Ardından da ekledi: "kızım bana kızıyor, öyle herkese kartını verme diye, ben de temiz yüzlü birini arıyordum". Yüzüme şapşal bir gülümseme yerleşti yav.
3.40 lık kuyruk
İçim içime sığmıyor a dostlar. Hayır aşık falan olmadım. Hatta sulu sulu geziyorum- bunu buraya yazmam da iyi oldu, neyse nasılsa kimse anlamayacak- 3 buçuk saatlik İstanbul Film Festivali sırasından sonra nasıl bu kadar mutlu olabildiğim de şaşırtıcı tabi. Ama sıraları seviyorum, bol bol gözlem bol bol eğlence ve espri çıkıyor. (Bu arada bence espri kelimesi espiri şeklinde yazılmalıymış)
Bahar’la bugün birbirimizi çok sevdik. Ama sıradayken bana dönüp “ben sedayı özledim” demesi ki kendisi yarım saat önce yanımızdaydı beni çok mutlu etti. Ben bundan ve ayaklarımın ağrımasından çok mutluyken, bahar “ulan ayaklarımızda varis oluşacak yeminbillah” dedi. Ben güldüm. Güldüm. Gülmekten başka bir şey yapmayan bir insanım zaten. Ama sonra düşündüm. “Bahar,” dedim “bence İstanbul Film Festivaline varis çorapları sponsor olsun bundan sonra” Hatta şimdi aklıma geldi ben sırada insanlara fal bakayım, “ilerde bacaklarınızda varisler oluşacak” diye kehanetler de bulunayım.
Sonra Bahar bana, spartalılar’ı anlattı.
Bahar: Fragmanları izledin mi?
Som : Hayır izlemedim.
Bahar: Spartalılar var işte.
Som: Ya o sparta mı yoksa Isparta mı?
Bahar: Yok Isparta yav, spartalı deniyor filmde, bizim bildiğimiz Isparta.
Som: Valla de, Allah’ın ıspartası için mi savaşmışlar?
Bahar : He valla, şımaklar. Orda Spartalı adam şöle diyor.
Bir çukur var, bir de düşman. Düşmanın arkasında çukur, düşman diyor ki “This is madness”. Bizim Spartalı da uçan tekme atıp, “this is Sparta” diyor.
Bahar bu muhabbeti canlandırarak anlattığı için, önümüzdeki ve arkamızdakiler gülüyordu. Zaten önümüzdeki Bankacı adamla arkadaş olduk. Ulus’taki şubede çalışıyormuş. Ona da buradan selamlarımı yolluyorumJ
Sonra bol bol güldük işte, kankigiller geldi yanımıza sonra, sonra sonra burcum geldi. Erkekleri nefretle andık, ulan nedir lan bu muhabbetlerine geldik. Seda’nın sarhoş olup da “kusmuk kraliçesi” olma hikayesini dinledik. Ona baya bir eğlendim. Kantinde sarhoş olduğu için kusan ve kendinden geçen bir insanı plastik sandalyeye oturup, plastik sandalyeyle beraber taşır mısınız yaJ Kusmuk kraliçesi işte, bir de omuzlarda sandalyeyle taşıyorlarJ
Tahir’ime doyamadım.
yazmak
Uzun zamandan beri gerçekten yazmadığımı fark ettim. Zorlanıyorum.
binbir gece
-ay şehrazat da beni deli etti, yok onur beyin evinde kalmam yok evimde kalayım. Salak ya.-salak o karı ya:)-vurulsun gebersin:)-karakteri çok abartılı tutucu,
o kadar da olmaz yani
ölsün kaltak
onur bey de izleyiciye kalsın hahahahBuraya kadar geldik... Hatta abarttık, şehrazatı öldürüp; Onur Bey'in tüm konuşmalarını kameraya bakıp, izleyicilere yapmasına karar verdik. Daha da abarttık, her bölümde kendisinin bir izleyici adı vererek konuşmasına karar verdik. ve Biz kadınlar da 2222'ye adımızı yazıp sms atacağız. Böylece her hafta atılan smsler arasından kimin adı çıkacağına ve söyleneceğine karar verilecek. Mükemmel.-ya tabi karşında onur bey var, herif zengin korumacı, edebiyatçı... iki güzel laf ediyor sen de iki şımar iki gülümse dimi yok. bön bön bakıyor. "şehrazat benim için çok değerlisin." "..." (Ben sadece bön bön bakabiliyorum)Bön karı koyacağım adını bundan sonra. (eyvah eyvah...)