Çarşamba, Eylül 13, 2006

Feromen

Elimde iki tane mıknatısımsı parça. Birbirlerinden aynı uzaklıkta bıraktığım an, hızla yaklaşıp çarpışıyorlar. Artık dön. Çok özledim.

Cuma, Eylül 08, 2006

Hands-Jewel

If I could tell the world just one thingIt would be that we're all OK
And not to worry 'cause worry is wastefulAnd useless in times like these
I won't be made uselessI won't be idle with despair
I will gather myself around my faithFor light does the darkness most fear
My hands are small, I knowBut they're not yours, they are my own
But they're not yours, they are my own
And I am never brokenPoverty stole your golden shoes
It didn't steal your laughter
And heartache came to visit me
But I knew it wasn't ever afterWe'll fight, not out of spite
For someone must stand up for what's right
'Cause where there's a man who has no voice
There ours shall go singingMy hands are small I know
But they're not yours, they are my own
But they're not yours, they are my own
I am never broken
In the end only kindness matters
In the end only kindness matters
I will get down on my knees, and I will pray
I will get down on my knees, and I will pray
I will get down on my knees, and I will pray
My hands are small I know
But they're not yours, they are my own
But they're not yours, they are my own
And I am never brokenMy hands are small I know
But they're not yours, they are my own
But they're not yours, they are my own
And I am never broken
We are never broken
We are God's eyes
God's hands
God's mind
We are God's eyes
God's hands
God's heart
God's handsWe are God's hands

Perşembe, Eylül 07, 2006

Tren

Treni yakalamak isteyen koşar. Hele de tren yavaşlamışsa... Ama sakın yanlış fikirlere kapılmayın yavaşlayan, durur da diye. Bu tren durmaz. Hiç durmadı. Durmayacak.

Şakacı canavar

Dingindir denizimin dibi, şakacı canavarlar gizlendiğini kim bilebilir ki?

nietzsche

Bu ağaç bir başına duruyor bu dağda. İnsanlardan ve hayvanlardan daha yükseğe uzanmış. Konuşmak isteseydi kendini anlayan hiç kimseyi bulamayacaktı, o kadar yükselmiş.
Şimdi bekliyor da bekliyor. -Neyi bekliyor ki? Bulutların yatağına yakın oturuyor!
Bir korkuluğum ben ırmak kenarında tutunabilen tutunsun bana. Sizin koltuk değneğiniz değilim ama!

Çarşamba, Eylül 06, 2006

acıyor

Canım çok acıyor

ben

Zamanı geri alsam... Ne değişecek ki? Ben yine aynı ben. Kendimi sevmiyorum; zamana, yaşananlara ne garezim var.

Farkındayım.

Farkındayım. Bilmiyorum, anlamıyorum gibi durabilirim. Hayır sezmiyorum, farkındayım!

Salı, Eylül 05, 2006

mahremerhem

"Nasıl olsa aynı kökten elde edilir her zehrin panzehiri."
Mahremlerimi saçıyorum ben de etrafa, geri dönüp merhemim olmaları umuduyla.
Kusmak istiyorum ikinizi de!

Hayır yok

Karşımdaki ilgimi çekerse "Hayır yok!" derim.
Tebrik ediyorum seni ve tabi ki kendimi..

Atış

Kalbim nasıl atışlar yapıyor böyle, ya ıska oluyor. Ya da vurulmaması gereken hedefi iki kere vuruyor.

Kahve ya da şeker?

Kahve mi olmak isterdim? Şeker mi?
İkisi de suda eriyor.
Biri acı, biri tatlı
Biri mutlu ediyor, biri uyarıyor.

Kahve olmak isterdim. Duygular araya girmeden karar vermek ne kadar da kolay...
"Ne yani şimdi duyguların karışmadığını mı sanıyorsun bu işe? Saçma! Onlar her yerde!"

yılbaşı

Yılbaşından sonraki günler, tahtaya yeni yılı yazmak zevkti benim için. Şimdi unutuyorum bile hangi yılda olduğumu, ömrümden kaç gün yediğimi. Bir milad koysam kendime. Bi yapabilsem...

Gelişme

Soğuma hissediyorum, dünyaya karşı kendimde. Çevreme, arkadaşlarıma... Eski tadım kalmadı, enerjim, hayat doluluğum... Nedir beni bitiren? "Büyümek" mi?...

Zaman...

O zaman ne?

--O zaman yok! "Şu" zaman var "Bu" zaman var ama "O" zaman yok. "O" çok uzakta, "şu" daha yakında "bu" yanıbaşında. "O" zamanı unut. "Şu" veya "Bu"yla ilgilen.

Giriş

Girişleri sevmemişimdir oldum olası. Zaten bu nedenle birçok şeyin adı yoktur bende. İsmini koyarak başlamam hiçbir şeye, hoş isim de vermem yine ilerleyen günlerde. Dedim ya girişleri sevmem diye, gelişmelerle devam edelim biz öyleyse...

Tanışma faslı

Sadece merhaba. Şimdilik...